Monster Notebook
 
Şimdi Üye Ol | Şifremi Unuttum
Ana SayfaSanalkurs.netProgramlarSanalkurs.netÖnemli SitelerSanalkurs.netYazarlarSanalkurs.netDers EkleSanalkurs.netE-DergiSanalkurs.netBlog Sanalkurs.netİletişimSanalkurs.netForum
 
Anasayfa » Internet (91 ders)
 
Resimler torunlara kalacak mı?

Yazar: M. Serdar Kuzuloğlu  
Eklenme: 15.12.2007   Okunma: 1263    Puan: 5  
 
Günlük hayatın dertlerine ne denli önem verdiğimize bakınca sanki hiç ölmeyecekmişiz gibi yaşamanın gariplikleri de ortaya çıkıyor. Her sabah bir sonraki günün ajandasına bakıyorum, gün içinde tekrar tekrar dönüp yeni randevularımı, toplantılarımı giriyorum. Öncelik listelerimi hazırlıyorum.

İyi de bu sürekliliği garantileyen nedir?

Önünde sonunda toprağa karışıp böceklere gıda, doğaya gübre olacak bir organizmayız. Üstelik dünya bugüne kadar gelmeyi başardıysa 'mezarlıklar yeri doldurulamaz insanlarla dolu' sözü de gerçekten doğru demektir.

Ölümlü; hatta yaşasa bile hastalık, bunalım, stres, neşe, sevinç gibi sonu gelmez 'kusurlarıyla' meşhur biz insanlar böylesine güvenilmez olduğumuz için 'teknoloji' adlı yeni dinimizdeki peygamberlerimizi de insanlar yerine makinelerden seçiyoruz. Teknoloji yaratıcıları en fazla evliya olabilir. Benim gibi ahkâm kesenlerse olsa olsa ruhban sınıfı...

Ama malımızı, paramızı, kariyerimizi ve yakın zamanlarda bir hastaneye gittiyseniz göreceğiniz gibi canımızı emanet ettiğimiz bilgisayarlar da o kadar sağlam çarık değil aslında. Yine de arada sırada bozuluyor ya da kimi zaman içindeki bütün bilgilerle birlikte nalları dikiyorlar diye taş tabletlere dönmüyoruz. Gövdesine inen baltaya 'sapın bendendir' diyen ağaç gibi teknolojik dertlerin dermanı da yine teknolojinin kendisinden geliyor çünkü.

Şifa tariflerinden önce nasıl bir dünyadan söz ettiğimize bakalım. IDC'nin sektör raporuna göre sadece 2006 yılında bilgisayarlar ve sunucular arasında 161 exabit veriyi kopyalamışız. Exabit kavramının milyar gigabit olduğunu hatırlatmak isterim. 2010 senesinde; yani yaklaşık 1 sene sonra dijital dünya yüzde 57 daha da büyümüş olacak.

Bilişim teknolojilerine oksijen tüpü gibi bağlanan şirketler bu Katolik nikâhının bedelini fazlasıyla ödüyor. Kurumlar içinde MSN, Gtalk ve benzeri hızlı mesajlaşma yazılımlarını kullananların sayısının 250 milyona ulaşacak olması bile yeteri kadar düşündürücü. Resmi dijital evraklar, yazışmalar, epostalar bir yana, sadece bu mesajlaşmaların güvenlik ya da benzeri nedenlerle arşivlenmesi, yedeklenmesi bile başlı başına bir mesele.

Lafı geçmişken şirketlerde iletişimi kolaylaştırdığı iddia edilen e-posta adlı 'derdi' biraz daha kurcalayalım. Daha hızlı iletişim kuralım derken sabahtan akşama kadar sadece e-posta okuyup kendi işiyle ilgili hiçbir şey yapamayan çalışanlar sıradan hale geleli yıllar oldu. Bence herkese günlük yazabileceği e-posta sayısına sınırlama getirilmeli. Denerseniz en azından kendiniz için ne kadar fark yarattığını göreceksiniz.

IDC'nin rakamlarına dönelim. Geçen sene 1 milyar 600 milyon e-posta adresi aktif olarak hizmet veriyordu, 2010'da 2 milyara ulaşacak. Yoğun olarak e-posta kullanan firmalardaki çalışanlar haftada 14,5 saati bu mektupları okumaya harcıyor. On dört buçuk saat! Yani resmi çalışma süresinin neredeyse üçte biri... Bilgisayarda yazdıkları için 13,3 saat, bilgi arama için 9,6 saat, analiz için de 9,5 saat harcadıklarını düşününce iş hayatından insanı çıkarıp yerine maharetli bilgisayarları yerleştirmenin neden kaçınılmaz bir son olduğu daha iyi anlaşılıyor.

Hatta bir dirhem akla sahip bir patronsanız ve çalışanlarınızın eline bir Blackberry telefon verirseniz 24 saatlik köleniz haline getirirsiniz. Hatta çalışanlarınız garip bir şekilde kendilerine değer verdiğiniz sanıp safça sevinir...

Raporlara göre 2007 senesinde ilk kez dünyada yarattığımız veri depolama kapasitemizden fazla oldu. Kurumlar bir yana cep telefonlarımız, internet sitelerimiz ve yetenekli bilgisayarlarımız sayesinde biz sıradanlar bile fazlasıyla içerik yaratır haldeyiz.

Bilginin her şey; hatta her şeyden bile biraz fazla anlam ve öneme sahip olduğu dünyamızda verilerimizi saklamamız, yetkili olan kişilerle paylaşıp yetkisiz gözlerden uzaklaştırmamız, güvenli olarak arşivlememiz ve veri depoları arasında transfer edebilmemiz için çözümler sunuyor.

Bir süre önce moderatörlüğünü yaptığım forumun ev sahibi EMC de bu ihtiyaçlardan faydalanarak yıldırım hızıyla yükselen çözüm firmalarından biri. EMC çözümlerinden sadece kurumlar değil o kurumların müşterileri olarak aslında bizler de dolaylı olarak faydalanıyoruz. Boşuna da değil çünkü bilgi çağı sakinleri olarak bizler aslında veri güvenliği ve depolaması hakkında ne bir bilgiye ne de güvenceye sahibiz.

Mesela bilgisayarınız çalınırsa ya da sabit diski bozulur ve tamir edilemez hale gelirse yedeğiniz var mı? Ne kadar güncel?

E-posta kutunuz silinirse ne olacak? Disketlere yazıp çekmeceye doldurduğunuz o bilgiler hâlâ okunabilir durumda mı? DVD ve CD'lerin ömrünün kalitesine göre 60-100 yıl olduğunu biliyor muyuz? Her şey yolunda gitti diyelim; 10 sene sonra yedeklediğiniz dosyaları 'okuyabilecek' misiniz? 20 sene sonra MP3 formatı kalacak mı? 20 sene önce yoktu da oradan aklıma geldi...
 

 

Resimler torunlara kalacak mı? Dersini Yazdirin YAZDIR

"Resimler torunlara kalacak mı?" dersi için 5 yorum var

15.12.2007 mesuttr61 diyor ki:
ne kadar güzel konulara deyindiniz tskler

15.12.2007 eraltug diyor ki:
Üstad tüm hayatımızı sorgulattın yine,
bu koşuşturmamızda sayende arada pause 'a basabiliyoruz. Tşk..

26.02.2008 samiz diyor ki:
güzel bir anlatım olmuş ve anlamlı bir konuya değinilmiş emeğine sağlık

04.03.2008 alpsas diyor ki:
iyi hoşda bu farkındalığının sadece burada kalacağının farkındamısın evet doğrusun ama üzgünüm biz çoktan bağlandık ve yine üzgünüm ki istemeden de olsa köleyiz yarın ne getirir kimse bilemez ama yinede ben doğa derim...

04.05.2010 GezginBaba diyor ki:
Çok güzel bir dille, çok ince konulara değinmişsiniz. Yazılarınızı biraz geç keşfettim ama bîhaber olmaktan iyidir değil mi?
Teşekkürler.

  BU DERSE YORUM EKLEYİN

Üye olmadan yorum ekleyemezsiniz !


UYARI: SANALKURS.net'te yer alan materyaller ile ilgili her türlü sorumluluk hazırlayan veya gönderene aittir. Yazarlar, gönderdikleri makale ve derslerle başkalarını yanıltıcı bilgi veremezler. SANALKURS.net bilgilerin kullanımı sonucunda doğacak hata ve zararlardan sorumlu tutulamaz. SANALKURS.net'te yer alan bir makale link vermek ve kaynak göstermek şartıyla başka bir sitede yayınlanabilir. SANALKURS.net kullanıcıları ve üyeleri, üçüncü kişilerin telif hakkı sahibi bulunduğu hiçbir yazı, fotoğraf, resim vb. materyal ve ürünü kullanamazlar. SANALKURS.net kullanıcı ve yazarlarının, üçüncü kişilerin telif hakkı sahibi olduğu yazı, resim vb. ürünleri izinsiz kullanması durumunda, her türlü hukuki ve cezai sorumluluk kendilerine aittir.
 İSTATİSTİKLER
XML Kaynağımızdan yararlanarak sitemizdeki derslerimizi masaüstünüzden yada web sitenizden takip edebilirsiniz
ÇEVRİMİÇİ 174 Ziyaretçi, 13 Üye
ramones1982, sanalusta, Keremel, s-R-c, Charisma_47, ertughaskan, deliler, hacoban, kerasus, mocaco3, siracel, BuRRaK, mhmt35
Bugün: 622, Dün: 10154, Bu Ay: 20989, Toplam Ziyaret: 7226801, Toplam Üye: 216260, Son Üye: nur_cihan
Yazılı Dersler: 2459, Video Dersler: 407, Toplam Yazar: 64, Toplam Dosya: 53, Toplam Link: 26
   
RSS Kaynağımızdan yararlanarak sitemizdeki derslerimizi masaüstünüzden yada web sitenizden takip edebilirsiniz