Monster Notebook
 
Şimdi Üye Ol | Şifremi Unuttum
Ana SayfaSanalkurs.netProgramlarSanalkurs.netÖnemli SitelerSanalkurs.netYazarlarSanalkurs.netDers EkleSanalkurs.netE-DergiSanalkurs.netBlog Sanalkurs.netİletişimSanalkurs.netForum
 
Anasayfa » Internet (91 ders)
 
Kokteylde bardak sol elde durur

Yazar: M. Serdar Kuzuloğlu  
Eklenme: 16.12.2008   Okunma: 922    Puan: 5  
 
Dijitalleşmenin hayatımıza soktuğu en sinsi ayrıntılardan biri kişisel otomasyon olmalı. Kendimize ait sınıflar, listeler, klanlar, sosyal ağlar yaratıyoruz, Kişisel bilgilerimizi organize ediyoruz derken farkında olmadan bütün hayatımızı 1 ve 0'dan başka bir şey bilmeyen, gri renklerden uzak, siyah ve beyazın hâkimiyetindeki bilgisayar dünyasının formatına uyduruyoruz. Katmanlar, filtreler, kurallar, etkileşimler...

Facebook listemizdekiler arkadaşımız. Onların bile sınıfları var. Ama gerçek yaşamın renkliliğinde değil. Harbi arkadaş, kan kardeşi, can yoldaşı, ruh ikizi gibi 'insani katmanlar' yok. Her şeyimizi görebilenler ve göremeyenlerden ibaret her şey. Rütbeler, nişanlar; astlar, üstler artık başka kriterlerle değerlendiriliyor. İş hayatınızdaki başarınız, iş ağlarındaki kontakt listenizin niteliği ve niceliğiyle doğrudan orantılı örneğin.

Cebinden aradığımız kişi bizi tanımıyorsa rehberinde değiliz demektir. Niye kaydetmedi acaba? Gerek mi duymadı? Bize gelen e-posta mesajının alıcı listesinde başka kimler var? Ana listede miyiz, yoksa CC satırında mı? Patronun forward ettiği mesajın bizi ilgilendirmeyen satırlarında neler hakkında yazışmışlar; bakmalı. İlgiyi, alakayı ona göre tartmalı.

Çıkılan tatiller, gidilen restoranlar anında Facebook ya da Twitter'a durum mesajı olarak yansımalı. Gidilmiş; ama ne yenmiş? Adı geçmeli, fotoğrafları Flickr'a eklenmeli. Facebook'ta sevilen bütün mekânların ve insanların gruplarına üye olunmalı. Zevklerimiz, hobilerimiz teşhir edilmeli.

Profil sayfalarımıza, blog'larımıza devrik cümleli notlar; varsa birkaç 'sivri dilli ama zararsız' şiirler eklenmeli.

Bütün bunlar dünyanın önemli bir kısmı için hiçbir anlam ifade etmeyen; hatta belki dikkat bile edilmeyen ayrıntılar olsa da küçük ama etkin bir azınlık için hayati önem taşıyor.

Bir süredir kişisel bir sosyal deney olarak benzer bir hayat sürüyorum. Hayatımla ilgili mümkün olduğu kadar çok bilgiyi internet üstündeki sosyal ortamlarda paylaşıyorum. İnsanların bunlara sirayet etmesine, fikir yürütmesine izin veriyorum. Onlara bu hakkı veren herkes gibi sonra kimi durumlarda dayanamayıp kendimi savunmak ya da açıklamak zorunda kalıyorum.

Bütün bunların sonunda hayatımın kimseyi ilgilendirmeyen taraflarıyla aslında ne kadar çok ilgilenen kimse olduğunu da fark ediyorum. Paylaşan tarafında teşhircilikten kaynaklı gizli bir keyfi olduğunu da söylemeliyim.

Neyse ki bunlar işin düzeltilebilir yanları.

Ama hayatın adım adım dijitalleşmesinin mecbur kıldığı otomasyonun soğukluğu genel bir standart halini aldığında dozunu ayarlamak bu kadar kontrolümüzde olmayacak. İletişime geçebileceklerimiz ya da bizimle iletişime geçebilecekler bile yapacağımız seçimlere ve ayarlara bağlı olacak.

Bu hafta bu sayfada iki ilginç habere dikkatinizi çekmek isterim. Birincisi Intel'in WISP sistemi, diğeriyse Poken adlı bilgi takas yöntemi.

İlk hayali WISP üstünden yürütelim. Bu altyapıda çalışan kablosuz ve şarja ihtiyaç duymayan cihazlar vücudumuzun içinde sürekli tetikte bekleyip tansiyon ve nabzımızı ölçecek. Bir sorun olduğunda hemen doktora uyarı yapacak ve tedavi başlayacak. Peki ama doktora hangi bilgileri verecek? Doktora yollanan bilgilerin sadece nabız bilgilerimiz olduğunu nereden bileceğiz? Peki ya bunlar dijital birer takip cihazı, sanal birer pranga haline gelirse? Bunun zor bir geçiş olduğunu mu düşünüyorsunuz?

Poken'a bakalım bir de. Bir davette ya da toplantıda yeni biriyle mi tanıştınız? Dakikalarınızı ona ayırıp muhabbet ederseniz, bütün zamanı ona ayırırsanız geri kalan onlarca insanla nasıl tanışıp çevre genişleteceksiniz? Değdirin özel cihazlarınızı birbirine, internet profil bilgileriniz takas edilsin, sonra internetten muhabbeti nasıl olsa kurarsınız. Kurarsınız dediğim de arkadaş listenize eklersiniz. Daha ne olacaktı?

Peki ne oldu ayaküstü muhabbete, esprilere, mimiklere, vücut diline? Çok değil daha 10 yıl öncesine kadar bütün mesele bunlardı oysa, Bardağı sol elle tut ki sağ elinle tokalaşırken soğuk olmasın, çantanı ya da evrakları da hep sol elle tut, terlemesin, tokalaşırken itici olur. Konuşurken göze bak, dinlerken gözünü kaçırma. Mesafeni dirsek boyu tut, ağzın kokmasın diye nane tableti yut. Esprilerin şöyle olsun, duruşun böyle. Ellerini kavuşturma, beline dayama. Ters durumlarda ortamı dağıtmak için ölçülü ve genel birkaç fıkra ya da espriyi zulada tut...

Bütün bunlar üstüne devasa bir sektör vardı. Şimdi yok. Şimdi kişi listelerimiz var, ekliyoruz bitiyor. Eklemiyoruz yine bitiyor.
Bu dönüşümü kendi lehimize nasıl çevireceğimiz konusu yeni dönemin 'kişisel gelişim sahası' olacak gibi.

Ne mutlu ki araya ne girerse girsin hala insanız; sosyal hayvanlarız. Bir şekilde birbirimizin külüne muhtacız. Temel dürtülerimiz de değişmiyor. Ama yöntemler bazen geçici de olsa affalatıyor.

Yaşadığımız belki de bundan ibaret.
 

 

Kokteylde bardak sol elde durur Dersini Yazdirin YAZDIR

"Kokteylde bardak sol elde durur" dersi için 1 yorum var

19.12.2008 sezgi-sirin diyor ki:
Etkileyici, son zamanlarda yaşadığımız zamanları anlatan çok iyi bir yazı olmuş.
Bu anlattıklarınızdan dolayıdır ki; teknoloji ilerledikçe insanlar yalnızlaştı. Bir o kadarda vakit bulamaz oldular hiçbirşeye. Asıl önemli değerler dijital ortama aktarıldı ne kadar olursa tabi. Facebooktaki teşhirciliğin altında da insanların birşeyleri konuşma, paylaşma isteği var bence. Hiçbirşey yüzyüze görüşmenin, paylaşmanın zevkini vermez ama yaşadığımız yaptıklarımızda bunlar..

  BU DERSE YORUM EKLEYİN

Üye olmadan yorum ekleyemezsiniz !


UYARI: SANALKURS.net'te yer alan materyaller ile ilgili her türlü sorumluluk hazırlayan veya gönderene aittir. Yazarlar, gönderdikleri makale ve derslerle başkalarını yanıltıcı bilgi veremezler. SANALKURS.net bilgilerin kullanımı sonucunda doğacak hata ve zararlardan sorumlu tutulamaz. SANALKURS.net'te yer alan bir makale link vermek ve kaynak göstermek şartıyla başka bir sitede yayınlanabilir. SANALKURS.net kullanıcıları ve üyeleri, üçüncü kişilerin telif hakkı sahibi bulunduğu hiçbir yazı, fotoğraf, resim vb. materyal ve ürünü kullanamazlar. SANALKURS.net kullanıcı ve yazarlarının, üçüncü kişilerin telif hakkı sahibi olduğu yazı, resim vb. ürünleri izinsiz kullanması durumunda, her türlü hukuki ve cezai sorumluluk kendilerine aittir.
 İSTATİSTİKLER
XML Kaynağımızdan yararlanarak sitemizdeki derslerimizi masaüstünüzden yada web sitenizden takip edebilirsiniz
ÇEVRİMİÇİ 177 Ziyaretçi, 8 Üye
NaRe_TuRKeY, bozoklar, BuKi ®, Charisma_47, siracel, Bym.ülkü, Gervinho, O-Lee
Bugün: 890, Dün: 10154, Bu Ay: 21257, Toplam Ziyaret: 7227069, Toplam Üye: 216260, Son Üye: nur_cihan
Yazılı Dersler: 2460, Video Dersler: 408, Toplam Yazar: 64, Toplam Dosya: 53, Toplam Link: 26
   
RSS Kaynağımızdan yararlanarak sitemizdeki derslerimizi masaüstünüzden yada web sitenizden takip edebilirsiniz