Anasayfa İletişim RSS
Burada reklam vermek için tıklayın!
 
Şimdi Üye Ol | Şifremi Unuttum
 
Anasayfa » Internet (60 ders)
 
İnternete dair 3 meşhur tutkumuz

Yazar: M. Serdar Kuzuloğlu  
Eklenme: 16.09.2008   Okunma: 153    Puan: 4.2  
Bir süredir Türkiye'de web üstünde bir şeyler yapan (buna girişim diyorlar) insanların toplantılarında bazen konuşmacı, bazen dinleyici olarak bulunuyorum. Hepsinde genelde aynı insanlar, aynı konular, aynı dertler, aynı şikâyetler...

Doksanlı yıllarda internet sloganlarından biri de 'herkesin tezgâh açabileceği pazar yeri' klişesiydi. Bir site açıyordunuz ve 365 gün, 24 saat açık, dünyanın her yerinde şubesi olan bir dükkânınız oluyordu. O dönemler bunu gerçekleştirmek bugünkü kadar kolay olsaydı eminim internette dolanan her beş kişiden birinin dükkânı olurdu. Yine de hayatında bir çöp satmadığı halde gözü karartıp girişenler farketti ki mesele dükkânı açmak değil; yılın her günü ve anı işleyen bir dükkânın başında durmak, derdini çözmek, stoğunu tutmak, saldırılara göğüs germek, pazarlamasını yapmak, rekabet etmek. Oysa sokaktaki dükkânla internetteki dükkân arasında çok da fark yok. Sadece binin giriş maliyeti daha düşük, potansiyeli daha büyük ama rekabeti de sokaktakiyle kıyaslanmayacak kadar fazla. Giden gitti, kalan sağlar da gördüğüm kadarıyla ağlıyor, sızlıyor.

İkinci dalgada bireylerin girişimleri geldi. Webde bir şeyler yapan büyük firmaların yarattığı ilk heyecanla her şey herkese orijinal geliyordu. Üniversite sınav sonuçlarının internetten öğrenilmesi bile zamanında olay yaratmış, nice internet kafeyi kısa sürede kalkındırmıştı.

Ancak dev içerik sitelerinin çıkarabildiği hizmetler sürekli daha fazlasını isteyen milyonlara yetmeyince başka bir akım belirdi. Bu süreç içinde farklı kırılımlara sahip olsa da temelini kelle avcılığı oluşturuyor. Las Vegas ile ilgili seyrettiğim bir belgeselde bir otel sahibi "insanlar kelebek gibidir; hepsi parlak ışığa toplanır" gibi bir laf etmişti. Benzer şekilde webde de ne kadar ampulün varsa o kadar başarılısın. Bu hesapta bir dönem adı sıkça geçen 'gelir modeli'nin mezarına son çivi de YouTube ile çakıldı. Hiçbir geliri olmayan, oluk oluk para tüketen bir site sırf popülerliği yüzünden Google tarafından milyar dolara satın alındı. Hala da para kazanmıyor ama birçokları onun sahibinin internetin en çok kazananlarından biri olduğu unutuyor. YouTube'da gidenler başka yerlerden fazlasıyla geliyor. Ama o kitleyi kaçırmanın maliyeti, siteyi satın almak için ödenenden çok daha fazla.
Demek ki ne kadar çok kafa sana dönüyorsa o kadar değerlisin... Web girişimcileriyle konuşurken konu önünde sonunda bu noktaya geliyor: bizde durum böyle mi? Cevap: hem öyle, hem değil.

Öncelikle 20 milyona yakın internet kullanıcı sayısıyla Türkiye hafife alınmayacak pazarlardan biri. Ama internet reklam pastası dediğimiz zaman aynen klasik mecralardaki gibi hiç de ciddiye alınacak durumda değiliz. Üstelik gelirin yarısından fazlasını da Google topluyor. Geriye kalan küçük dilimin tamamına yakınını birkaç ajans, bir avuç site arasında dolaştırıp duruyor. Alan memnun, satan memnun, ajansın keyfine diyecek yok (bir gün bunun sebebine de gireriz ayrıca).

Kredi kartı sahipliği konusunda fena durumda değiliz ama internette kullanım açısından dişe dokunur bir şey yok. E-ticaret hacmi bu yılın ilk yarısında yüzde 84 artarak 4,4 milyar YTL oldu. Bu rakamın altında otel rezervasyonundan gömlek satışına kadar her şey var. Rakam büyük gibi görünse de potansiyeli yansıtmaktan çok uzak. Üstelik içindeki kâr marjı da yok denecek kadar da az.

Kullanım trendlerine bakacak olursak Türkler internette şu üçünden birini yapıyor: haber okuma, porno site gezme ve eğlenme/sosyalleşme. Hiç ciddiye almasam da Alexa'nın Türkiye trendi sanıyorum gerçekten çok da uzak değildir.

Porno ya da sosyalleşme (facebook, myspace, vs) tutkusunu sorgulamıyorum; aynen doğrudur ama haber tüketimi konusunda son derece şüpheliyim. Ben 12 sene Türkiye'nin popüler haber sitelerini kurdum, yönettim. Sayfada kullanıcıların ne kadar kaldığını gösteren istatistikler yalan söylemiyorsa ya milletimiz hızlı okuma şampiyonu ya da hiçbir şey okumadan yeni bir linke tıklıyor. Bunu reklam veren ya da medya planlama ajansları sorgulamadığı için sorun yok. Ama bilelim ki haber sitelerine yönelik trafik de alışkanlık ya da web tembelliğinden başka bir şey değil.

Peki kafaların büyük bir bölümü buralara yöneliyorsa kalanlar ne yapacak? Herkesin cevabını aradığı şey de bu. Ama internete sürekli bir voli vurma ortamı olarak bakınca da ayrı dertler tetikleniyor.

Son dönemde internette keyif almak, eğlenmek, güzel bir şeyler yapmak için uğraşan yok gibi. Çoğunun derdi bir site kurup, birine satıp köşeyi dönmek. Oysa örnek aldıkları kişi ve sitelerin hiçbirinin bu amaçla yola çıkmadığını unutuyorlar. Her şeyi geçtim; kime satacaksınız? Sizin çevrenizde bir web sitesi almış birileri var mı? Yabancı ülkelerdeki gibi bu işe fon ayırmış, siteler almış bankalar biliyor musunuz? Risk sermayesi deyince aklınıza kaç tane grup, fon geliyor?
Hepsinin dertlerine haftaya derman olalım...
 
  • Currently 4.25/5
Değelendirmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir
EkleBunu Sosyal Paylam Butonu
İnternete dair 3 meşhur tutkumuz Dersini Yazdırın

"İnternete dair 3 meşhur tutkumuz" dersi için 2 yorum var

17.09.2008 oyuncum26 diyor ki:
Merakla devamını bekliyorum. Umarım haftaya yazı içerinde sorulan sorulara cevaplar gelebilir. ''Peki ne şu noktada ne yapılabilir?''.

23.09.2008 tcay diyor ki:
teşekkürler.yazınız ilginç ama gerçeklerle dolu düşündürücü dramlarımızla dolu.
yazınızın devamını bekliyorum

Üye olmadan yorum ekleyemezsiniz !


UYARI: SANALKURS'ta yer alan materyaller ile ilgili her türlü sorumluluk hazırlayan veya gönderene aittir. SANALKURS'ta yer alan hiçbir makale, yazarından izinsiz başka bir yerde yayınlanamaz. SANALKURS kullanıcıları ve üyeleri, üçüncü kişilerin telif hakkı sahibi bulunduğu her türlü fikri eser, fotoğraf, resim vb. materyal ve ürünleri kullanamazlar. SANALKURS kullanıcı ve yazarlarının, üçüncü kişilerin telif hakkı sahibi olduğu yazı, resim vb. ürünleri kullanması durumunda, her türlü hukuki ve cezai sorumluluk kendilerine aittir. Söz konusu haksız kullanım nedeniyle SANALKURS .NET'in hiçbir hukuki sorumluluğu bulunmamakta olup, haksız kullanım nedeniyle SANALKURS.NET'in üçüncü kişilere ödemek zorunda kalabileceği her türlü tazminat ve/veya adli/idari para cezaları ilgili Sanalkurs kullanıcılarından rücu edilecektir.
 İSTATİSTİKLER
XML Kaynağımızdan yararlanarak sitemizdeki derslerimizi masaüstünüzden yada web sitenizden takip edebilirsiniz
ÇEVRİMİÇİ 156 Ziyaretçi, 21 Üye (1 Gizli)
NOGAYTURK, sev_tap, ByFatih, karakan35_2007, che_21, isunar27, fatih, selimyetiskin, GkhN, veliveliveli, zeki namlı, the_manyak, okay_okay_63, by_enes, by-matrax, Züzü, suletan, k_i_n_g351, kemalgençer, Necati Özden
BUGÜN DOĞUM GÜNÜ OLAN ÜYELERİMİZ:
aliucar (23), Mc_NefreT (21),
Bugün: 1022, Dün: 4305, Bu Ay: 115235, Toplam Ziyaret: 1813514, Toplam Üye: 130808, Son Üye: the infern
Toplam Ders: 1989, Toplam Yazar: 44, Toplam Dosya: 34, Toplam Link: 54
   
RSS Kaynağımızdan yararlanarak sitemizdeki derslerimizi masaüstünüzden yada web sitenizden takip edebilirsiniz