Ulaştırma Bakanlığı ortaöğretim kurumları arasında bir yarışma düzenledi. Kazanana dizüstü bilgisayar verilecek bu etkinlikte öğrenciler 'İnternet nereye gidiyor?' başlığı altında şiir ve kompozisyonlar yazacak.
Bu haber beni lise yıllarıma götürdü. Son sınıftan mezun olmama dört gün kala 'Güzel konuşma ve yazma' isimli bir derste zaman geçirmek için bize zorla yazdırılan bir kompozisyondaki eleştirel üslubum yüzünden çok az kişiye nasip olmuş bir suçla disiplin komisyonuna verilmiştim: Türk eğitim sistemini kökten değiştirmeye teşebbüs! Üstelik o yaşlarda aklında binbir türlü hayal, sıkıntı, endişe ve heyecan taşıyan gençlere gösterilmesi beklenen anlayış ve sabrı bana çok gören öğretmen ve müdürüm yüzünden bu cezanın karşılığı olan kaydımın Marmara Bölgesi dışında bir okula alınması cezasını ancak rica minnet tasdiknamemi alıp başka bir okula geçmeyle atlatabilmiştim.
Bu yüzden ben adını bile şu an hatırlayamadığım, binasını bırakın; hayatımda yolunu bile bilmediğim bir liseden mezun görünüyorum. Benzer sebeplerden dolayı hiçbir okulda dikiş tutturamamış olmam, hiçbir okul yıllığında benim için yazılmış bir iki satırın yokluğu gururla andığım bir şey değil ama o sefil ve kof düzene boyun eğmediğim için bir gün olsun pişmanlık duyduğumu hatırlamıyorum.
Bana bazen neden sivri şeyler yazdığımı soranlara bunları anlatmaya üşeniyorum ama ben en 'yuvarlak' yazılarımı buralarda yazdım aslında... Özetle; bu topraklarda fikir belirtmenin tehlikesini bilirim. Neyse ki şu yarışmanın başvuru tarihi dün bitti. Yoksa yine yakamdan düşmeyen 'suça teşvik' yaftası bir kere daha boynuma asılacaktı.
Kazanan 'talihlimizi' 24 Nisan'da Ankara'da düzenlenecek 'İnternet Günleri' etkinliğinde göreceğiz. 23 Nisan'da 'Çocuk Cumhurbaşkanı' olarak 21 yaşında bir imam hatiplinin çağrıldığı bir dönemde her şeye hazırlıklı olmak zorundayız. Bu arada çocuk olma eşiği 21'e kadar dayanmış, heyhat... Devlet İstatistik Enstitüsü'nün son raporuna göre ortalama evlenme yaşımız da 21. Tam burada dört cümle yazıp sildim. Yani bunun anlamını yazmaya benim bile elim varmadı; gerisini siz hesap edin.
İnternet nereye gidiyor diye bana soracak olursanız çok güzel haberlerim var. Dünya rotası bir yana bizde sansürün geldiği noktada artık mahkeme kararı bile olmadan Telekomünikasyon Kurumu'na bağlı İnternet Dairesi Başkanlığı site kapatabiliyor. Ne büyük bir güç bu Allah'ım?
Mart ayında açıkladıkları rakama göre 294 site Türkiye'de yaşayanlara çok göründü. Biz aklı, fikri, mantığı yerinde olmayan biçare, zavallı tebaa neyse ki bu büyüklerimiz sayesinde biraz daha yaşanabilir bir hayat sürüyoruz. Dünyada e-posta ile site kapattırabileceğiniz nadir ülkelerden biri olmalıyız. Sakil isimli bir sitesi bile var: www.ihbarweb.org.tr
Tabi böylesine zevkli bir iş sadece İnternet Dairesi Başkanlığı tekelinde olamaz. Mahkemeler ne güne duruyor? Bir uluslararası siteyi devirmek mi istiyorsunuz? İçine yükleyin bir Adnan Hoca küfürnamesi, bir basit Atatürk eleştirisi, verin şikâyet dilekçesini, tamaaam! Dünyanın internet nüfusu en kalabalık ilk 15 ülkesinden birinde işleri sadece sansürlemek böylesine basit. Siz bir de sonu com.tr ile biten bir site açmak isteyin, bakın neler oluyor.
Şu ana kadar anlamadığım tek bir şey var. İçinde hiçbir yasadışı dosya olmamasına rağmen MÜYAP ve benzeri kurumlar müzik paylaşım sitelerini bir bir kapattırmayı başardı. Bu siteler sadece hangi dosyanın nerede olduğunu gösteriyordu. Yani bir nevi arama motoru görevi yapıyorlardı. Hatta işi iyice abartarak bu iş için DE kullanılabilen yazılımların bulunduğu dev yazılım arşivi sitelerini bile kapattılar. Oysa bu yazılımların kendisi tamamen yasaldı. Banknot basma ihtimaliniz olduğu için renkli yazıcıların yasaklanmasından farksız yani.
Peki bütün bunlar olurken dünyada iyi kötü her şeye ulaşabildiğimiz Google ve benzeri arama motorlarına hâlâ erişmemize izin verilmesi neden? Atatürk'e hakaret orada, Adnan Hoca'ya küfrün bini bir para, korsan müzik orada, çocuk pornosu orada, Türklüğe hakaretler kubbeyi doldurmuş... Şaka değil, neden Google bir istisna? Gücünüz mü yetmiyor, mideniz mi kaldırmıyor?
Korsan müzikse bu işin hassas karnı, alın size işleyen bir tüyo: Adres çubuğuna getir.net/wpk adresini girin. Karşınıza bir Google arama sayfası çıkacak. Arama satırındaki yazıların sonuna bir boşluk bırakıp istediğiniz şarkıcı ya da şarkıyı yazın. İşte bu kadar!
MÜYAP, MESAM, MÜYOBİR, sizi oraya boşuna oturtmadılar; uyumayın! ihbar@ihbarweb.org.tr! Adına Google denen bu pislik yuvası da kapanıp hepimizin içi rahatlayana dek her hafta böyle yeni bir tüyo gireyim bari. Oysa bu hafta ne hoş şeyler yazacaktım. Bu kompozisyon yarışması aklımı çeldi...
Güzel bir yazı,size katılmamak mümkün değil.Ayrıca mp3 tüyosu için teşekkürler.Her hafta yeni bir tüyo bekliyoruz dersem arsızlık etmiş olmam umarım. :)
Bu arada komposizyon konunuzuda çok merak ettiğimi söylemeliyim.
UYARI: SANALKURS.net'te yer alan materyaller ile ilgili her türlü sorumluluk hazırlayan veya gönderene aittir. Yazarlar, gönderdikleri makale ve derslerle başkalarını yanıltıcı bilgi veremezler. SANALKURS.net bilgilerin kullanımı sonucunda doğacak hata ve zararlardan sorumlu tutulamaz. SANALKURS.net'te yer alan bir makale link vermek ve kaynak göstermek şartıyla başka bir sitede yayınlanabilir. SANALKURS.net kullanıcıları ve üyeleri, üçüncü kişilerin telif hakkı sahibi bulunduğu hiçbir yazı, fotoğraf, resim vb. materyal ve ürünü kullanamazlar. SANALKURS.net kullanıcı ve yazarlarının, üçüncü kişilerin telif hakkı sahibi olduğu yazı, resim vb. ürünleri izinsiz kullanması durumunda, her türlü hukuki ve cezai sorumluluk kendilerine aittir.